Hoşuma gitti; yabancı bir makaleyi bir arkadaş Türkçe'ye çevirmiş, e bize de okuyup destek olmak düşer...
Açlık
devam ederken belirli zaman dilimlerinde beyin hücreleri açlığın devam
ettiğinden emin olmak için iştah sinyali gönderirler. Cell Metabolism (
Hücre metabolizması )dergisin ocak sayısında, fareler üzerine karmaşık
moleküler olayların sinir hücrelerini aktif halde tutmasına dair yeni
bir rapor yayınlandı. Araştırmacılar sinir hücrelerinde enerji
üretiminden sorumlu mitokondri sayısında artışa neden olan ''parçalı'' (UCP2)
proteinin beyinde artışıyla tiroid hormonu arasındaki bağlantıyı açığa
kavuşturdular. Araştırmaya liderlik eden Yale Üniversitesi Tıp
Fakültesinden Sabrina Diano'nun açıklamasına göre mitokondri artışı
açlık sırasında beyinin açlık merkezinin ''eksi enerji dengesi ''
sayesinde besin yokluğu süresince aktif kalmasına neden oluyor.
Gerçektende,
Araştırmacılar hayvanlarda UCP2 ve Tiroid hormonu salgılatan enzimin
yokluğunda normal bir açlık durumundan daha az yemek yediklerini gördü.
Bu durum UCP in anahtar rolünü ve onun beyindeki sinirsel faaliyetler
üzerindeki etkisini gösterir '' Diano dedi.
Bu
protein sinir hücrelerini besin yokluğunu algılamalarını sağladığı gibi
sinir hücrelerini besin geldiğinde yapılacak işlemler için hazır tutar.
Ayrıca bu mekanizmanın işleyişi vücudun dış yüzeyindeki dokuların
ısının vücut sıcaklığında tutmadaki mekanizmayla benzerlik gösterir.
Araştırmacılar
tiroid hormonun insan gelişimde büyük önemi olduğunu söylediler.
Yetişkinlerde tiroid bezi vücut işleyişinin düzenlenmesinde çok
önemlidir. Daha önceki çalışmalar da aktif tiroid hormonunun,
triiodothyronine (T3) , kahverengi yağ dokusundan vücut ısısını
ayarlanması üzerine yapılmıştı [ brown fat: yağ dokusunun dış yüzeyinde
olan ve kolay metabolize edilip, ısı ve enerjiye dönüşen kısmıdır.
Rengi normal yağ dokusundan daha koyu olduğu için '' kahverengi yağ ''
olarak adlandırılmıştır. Bu kısım kış uykusuna yatan hayvanlarda daha
fazladır, ayrıca kilo problemi olmayan kişilerin vücutları fazla besini
öncelikle bu yağ tipine dönüştürdüğü için kilo almaları daha zordur.]
Araştırmacıların
söylediğine göre kahverengi yağ dokusundan ısı üretiminde moleküler
düzeyde UCP1 proteinin T3 hormonu tarafından aktif hale getirilmesiyle
oluyor.UCP1 aktivasyonu, mitokondri sayısının da artışını sağlayan
sempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilmektedir. Hipotalamik
arcuate (?) çekirdeklerinde --bu kısım beynin çevresel dokulardaki
metabolik değişimlerle alakalı bölümüdür-- yüksek miktarda bulunan UCP2
adlı proteinin tam işlevi hala tam olarak aydınlatılmış değil. Bununla
birlikte Bilimadamları bu bölümlerin tiroid hormunu algılayıcısı
(reseptör) ve aynı zamanda T3 hormonun yerel olarak üretme yeteneğine
sahip olduklarını biliyorlar. Araştırmacılar hipotalamustaki destek
hücrelerinin ürettiği bir enzimin aktif tiroid hormunu ve iştah sinyali
olarak üretilen UCP2 yi parçaladığını buldu.
24
saat aç bırakılan farelerde, Arcuate çekirdekte "DII" enzimi aktivitesi
ve yerel tiroid üretimi artarken bunun yanında UCP2 aktivitesinde de
artış görüldü.
Açlık tetikleyicili ve T3 etkisinde altındaki UCP2 aktivasyonunu sinir hücrelerinde mitokondri artışına
sebep olup beyin hücrelerinin bir sonraki açlık durumu için daha hassas olmalarına yol açar.
‘bizim sonuçlarımız gösteriyor ki bu mekanizma artan uyarı salınımı [ açlık-uyarımı ]
devam ettirmede önemlidir bu hücrelerde böylece açlık süresince iştah kalır’
Diano’nun grubu bu sonuca vardı.
‘’
Sonuçta, bizim çalışmamız açlık süresince yerel T3 üretimi ve UCP2
arasında karşılıklı etkileşim olduğunun güçlü kanıtını sağladı ve
yiyecek alınımını düzenlemede merkezi ısı üreten ( termojenik
[thermogenic] ) sisteme benzer bir mekanizma ortaya çıkardı ’’
Diano
dedi ki henüz kanıtlamamasına rağmen UCP1 in kahverengi yağ dokusunda
yaptığı etkiye benzer ısı değişikliğine beyinde UCP2 yol açmaktadır.
Diano’nun dediğine göre '' ısı bir çeşit nörotransmittik bir etkiye yol açabilir''
Nörotransmitterler ( sinyal aktarıcılar ) sinir hücreleri arasındaki sinyal iletimini sağlayan kimyasal habercilerdir.
'Sıcaklıktaki
değişimlerin beynin işleyişi üzerinde büyük etkileri olabilir'' Mount
Sinai tıp fakültesinden Charles Mobbs benzer bir makalede ‘’çok basit görünen’’ yapının bulgular sayesinde beslenme döngüsündeki karmaşıklığı vurguladığını yazdı.
Dedi
ki; araştırmacılar düşündüler ki, açlık dâhil olmak üzere hipotalamusa
ait sinir hücrelerinin yönetiminde, yağ depolanmasına da azalan yağ
yapılı Leptin hormunu seviyesinin tek başına hipotalamusu uyararak yağ
seviyesinin düşmesine neden olur.
Anlaşılan o ki bu çalışma dâhil olmak üzere yapılan seri çalışmalar sayesinde Hücre metabolizmasında gösterildi ki açlığa hipotalamusun verdiği cevaplardan en az üç hormon, iki hücre çeşidi, bilinmeyen bir arabulucu molekül, UCP2 (parçalı) sorumludur.
yazı burada:
http://neoturk.blogcu.com/2010320/
orjinali burada:
http://www.bio.com/newsfeatures/newsfeatures_research.jhtml?cid=24800022


