Bulunduğunuz yer:


Staj Günlüğü (Psikiyatri)

psikiyatri.jpg Çok samimi olarak söylemeliyim ki, psikiyatri TUS'da hayatta yazmam dediğim branşlardan birisi idi. Açıkça, sürekli insanların dertlerini dinleyen doktorlar olarak görürdüm psikiyatrları. İçimde cerrahi branş sevgisi de olduğundan olsa gerek, psikiyatri çok da önemli değildi benim için.Benim duygularımı bir kenara bırakarak genel görüşleri biraz anlatmak istiyorum.


Psikiyatri hastaları için neler düşündüğünüzü az çok biliyorum. En basit şekliyle insanlar için psikiyatriye başvuran hastalar akıl hastaları olarak görülmekte. Bu önyargı artık kırılmaya başlansa hala mevcut. Benim gibi doktorluk yolundaki, düşündüğünüzde iyi eğitimli bir insan için bile böyleydi. Genel kanıya dönersem, insanlar depresyondaki insanlarla konuşmak istemez, şizofreni hastalarından korkar, obsesif insanları çekemez. Şu bir gerçek ki, normalin dışındaki davranışlar bizi ürkütür. Kendi aramızdaki muabbetlerimizde belki tenkit eder, belki anlamaz, belki dalga geçeriz.


Bu düşüncelerin yanında, kendi adıma bütün gün masa başında oturup, insanların sorunlarını dinlemek de çok çekici gelmiyordu.Bu düşüncelerle başladığım psikiyatri stajım, 3 hafta boyunca pek de eğlenceli geçeceğe benzemiyordu. Bu noktada, doktorluk mesleğini eğlence için mi yapıyorsun? diye bir soru sorulabilir, fakat buradaki eğlence kavramının zevk alma ve tatmin olmayı içerdiğini dip not olarak söylemek istiyorum.


Derslerden başlamak gerekirse, psikiyatri konuları, genelde sohbet havasında geçen dersler olduğundan ve hemen herkesin kafasında bazı düşünceler bulunduğundan olsa gerek, oldukça zevkliydi. Düşündüğümün aksine staj gayet güzel başlamıştı. Yapılan günlük hasta tartışmaları ve haftalık genel vizitler gerçekten ilgimi çekmeye başlamıştı.Beyin ile ilgili hastalıklar her daim ilginçtir. Bu benim için de çok farklı değildi. Şizofreni, depresyon, obsesif bozukluklar, fobi, kişilik bozuklukları gibi konuların, gerçekten üzerinde herkesin fikir yürütebileceği, fakat bilimsel olarak sağlıklı bilgi donanımı olmayanların kesinlikle tam anlamıyla anlayamayacağını anlamıştım. Bu açıdan psikiyatriye olan saygım oldukça artmıştı.


Fakat beni psikiyatri stajında asıl etkileyen şey, derslerden ziyade, hastalarla yaptığım görüşmeler ve hastalarla ilgili toplantılar oldu. Psikiyatri hastalarının aslında ne kadar ilgi ihtiyacı içerisinde olduğunu o zaman anlamıştım. Şöyle bir örnek vermek istiyorum. 100 kişilik bir topluluk düşünün, bu topluluğun 99 tanesi erkek, 1 tanesi bayan. Sizce bu tek bayan, bu topluluk içerisinde kendini yalnız hissetmez mi? doğal olarak diğerlerinden farklı. Kendini anlatabileceği, sorunlarını paylaşabileceği bir yoldaşı yok. Siz bu durumda olsanız kendinizi acaba nasıl hissederdiniz? Yalnız? Farklı? Anlaşılamayan? Belki dışlanmış?


Aynı bu şekilde, psikiyatri hastalarının da toplumda kendilerini ne kadar yalnız hissettiklerini o zaman anlamıştım. Hastalıkları ne olursa olsun,  belki hastalıklarından daha büyük sorunları anlaşılamamak,kendilerini ifade edememek, ifade etseler bile karşıdakinin onları anlayamaması.


Psikiyatrlar ile görüşmelerinin de aslında ne kadar önemli olduğunu, doktorun "Sizi anlıyorum" demesinin onlar için ne kadar önemli bir olay olduğunu o zaman anlamıştım. Hastalarla yaptığımız kısa gezintiler sırasında, ne kadar anlaşılmaya hasret olduklarını görmüştüm.Çoğu şizofreni ve major depresyon hastasının, hastanede bulunmaktan ne kadar memnun olduklarını ve ayrılmak istemediklerini o zaman görmüştüm. Çünkü hastane, onların doktorlar ve diğer hastalar tarafından anlaşılabilmesi nedeniyle  kendilerini rahat hissettikleri tek yer. Hatta bu insanlar, birbirlerine o kadar bağlanıyorlar ki, bir kişi ayrılırken gözyaşları sel olup akıyor. Nedeni biraz önce bahsettiklerime paralel: Siz, sizi gerçekten anlayabilen insanlardan ayrılmak ister miydiniz?


Psikiyatri polikliniğinin de nispeten rahat olduğunu belirtmek isterim. Düşününce sandalyede oturup, insanları dinlediğiniz, belki ilaç reçete ettiğiniz bir yer hayal ediyorsunuz. Fakat buradaki önemli husus insanları dinlemek. Ve sadece dinlemek de değil, psikiyatrinin temelinde empati var. Yani kaba tabirle kendinizi karşınızdakinin yerine koyma sanatı. Empati yapmanın insanı ne kadar yorduğunu, doktorun zihnini gerçekten allak bullak edebileceğini de o zaman öğrendim. Empatiyi bırakın, tüm gün insanların dertlerini dinlemek bile gerçekten zor bir iş. Sabır bu işin anahtarı.
Bu saydıklarımı dikkate aldığımda, psikiyatri stajının beklediğimin çok ötesinde geçtiğini belirtmek isterim. Staj sonrası artık psikiyatriyi düşünmem diye bir cümleyi hayatta sarfetmedim :)


Benim için çok verimli bir staj olduğunun önemle altını çizmek isterim. Eğer psikiyatri stajını daha almadıysanız, sizden ricam hastalarla vakit geçirmeye çalışmanız. Bu gerçekten bakış açınızı değiştirebilir.


Umarım faydalı bir ilk yazı olmuştur. Gelecek bölümlerde görüşmek dileğimle...


Yorumlar (4)add comment
...
yazar mehmet aslan , Nisan 26, 2009

tesekkurler koray bey bende aynı seylerı dusunuyorum benım ısımı gercekten cok kolaylastırdınız


...
yazar Koray Topçu , Nisan 27, 2009

eğer yazı size uzmanlık seçimi için yardımcı olabildiyse ne mutlu bize smilies/smiley.gif
ben teşekkür ederim



...
yazar toygar , Ekim 25, 2009

Psikiyatrinin geleceği çok parlak fakat bu uzmanlığı yapanlar bunun farkında olmadığı gibi haklarını ve hastalarının haklarını korumada yetersiz kalıyorlar gibi geliyor bana. Günümüzde saat başına intihar nedeniyle ölümlerin yaşandığı ülkemizde hala psikiyatri derneğinden bir doktor çıkıpta psikiyatrinin önemini ve gerekliliğini duyurma zahmetinde bulunmuyor. Halk vatandaş bilmiyor daha ne olduğunu...Aslında en çok ihtiyaç duyulan doktorlar olmasına rağmen bilmiyoruz hala psikiyatrist ne demek!
Yazık çok yazık!!!



...
yazar çelebi , Temmuz 18, 2010

ben dokuz eylül tıpta 4.sınıfa geçtim bu yıl..psikiyatri çok ilgimi çekmeye başladı çok karışık ve yorum yapmaya müsait ve yardıma muhtaç insanlarla içli dışlı olabilme onlara el uzatabilme gibi yönleri beni cezbediyor..büyük ihtimal bu bölümü seçeceğim tus ta puanım yeterse..umarım pişman olmam..



Yorum yaz
daha küçük | daha büyük
password
 

busy



İlgilenebileceğiniz diğer yazılar: